. Gebeliğin 3. Haftası - Hamileliğin 3. Haftasında Neler Yaşanır |
Bilgi

Hamileliğin 3. Haftası

Hamileliğin 3. Haftası

Bebeğinizin Büyüklüğü Ne Kadar?

İçinizde büyümekte olan embriyo çok küçüktür. Bu dönemde sadece bir grup hücreden oluşmaktadır ancak bu hücreler çoğalmakta ve hızla büyümektedirler. Embriyo bir toplu iğne ucu büyüklüğündedir ve eğer içinizde olmasaydı çıplak gözle görülebilirdi. Hücre grubu bir cenin veya bebek görünümünde değildir. Bu ilk hafta boyunca embriyo yaklaşık 0.150 mm uzunluğundadır.

Sizin Büyüklüğünüz Ne Kadar? Siz Ne Kadar Değiştiniz?

Hamileliğin bu üçüncü haftasında hiç bir değişim fark etmeyeceksiniz. Daha çok erken! Az sayıda kadın hamile kaldığının farkındadır. Unutmayın, henüz bir adet döneminiz bile gecikmedi.

Bebeğinizin Büyümesi Ve Gelişimi

Hamileliğiniz en erken aşamasında olsa bile çok fazla şey olur. Yumurtalıklarınız pelvisinizde (veya peritoneal boşluk) serbestçe durmaktadır ve rahminize ve fallop tüpüne (döl yatağa borusu) yakındırlar. Yumurtlama döneminde tüpün ucu (fimbria veya saçak adı verilir) yumurtalığa yakın bulunur. Bazı araştırmacılar, bu tüpün, yumurtlama döneminde yumurta  hücresinin (ovum) açığa çıktığı yerde alanın kapaklarını açtığını düşünmektedirler. Yumurtalıkta açığa çıkan alan stigma olarak adlandırılır.

Cinsel ilişki sırasında, ortalama 2 ila 5 ml meni vajinada birikir. Her mililitre ortalama 70 milyon sperm içerir;  her bir cinsel boşalma 140 ila 350 milyon sperm içermektedir. Yalnız  yaklaşık 200 sperm gerçekten tüpteki yumurtaya ulaşır. Döllenme, sperm ve yumurtanın bir araya gelmesidir.

Yumurtanın Döllenmesi

Döllenmenin rahmin içinde değil, ampulla adı verilen tüpün orta kısmında ortaya çıktığına inanılır. Sperm, rahim boşluğuna doğru yolculuk yapar ve daha sonra yumurtayla birleşmek için dışarı tüpün içine gider.

Sperm, ve yumurta birleştiğinde, sperm, corona radiata denilen yumurtanın dış tabakasını geçmek zorundadır. Sperm daha sonra zona pellucida adı verilen yumurtanın başka bir tabakasını geçer. Birkaç spermin yumurtanın dış tabakalarından geçmesine rağmen genellikle yalnız bir sperm yumurtaya girer ve yumurtayı döller.

Sperm yumurtaya girdikten sonra sperm başı yumurtanı yüzeyine yapışır. Sperm ve yumurtanın zarları, aynı zar ve ya kesenin çevresini sararak birleşir. Yumurta, başka spermlerin içeri girmemesi için dış tabakalarında değişimler yaparak spermle olan bu temasa tepki gösterir.

Kız mı, Erkek mi ?

Bebeğinizin cinsiyeti, yumurtayı dölleyen sperm tipine göre (erkek veya dişi) döllenme sırasında belirlenir. Bir Y-kromozomlu spermden erkek çocuk ve X-kromozomlu spermden kız çocuk ortaya çıkar.

Sperm yumurtanın içine girdikten sonra kuyruğunu kaybeder. Spermin başı genişler ve bu haline erkek çekirdeği adı verilir; yumurta dişi çekirdeği olarak adlandırılır. Erkek ve dişi çekirdeklerinin kromozomları birbirine karışır. Bu olay sırasında, her bir eşten, son derece küçük bilgi parçaları ve özellikleri birleşir.

Bu kromozomla ilgili bilgiler her birimize belirli özelliklerimizi verir. Her insanda genel kromozom sayısı 46’dır. Her bir eş 23 kromozom sağlar. Bebeğiniz, siz eşinizden aldığı kromozomla ilgili bir kombinasyondur.

Embriyonik Gelişme Başlıyor

Gelişmekte olan hücre topuna zigot adı verilir; Zigot hücrelerin bölünmesi devam ederken rahim yolundan geçer ve rahme ulaşır. Bu hücrelere blastomer adı verilir. Blastomer bölünmeye devam ederken morula adı verilen katı bir hücre topu şeklini alır. Morula içinde aşamalı olarak sıvı birikmesi minicik olan blastokist oluşumu ile sonuçlanır. Bir sonraki hafta  boyunca, blastokist rahim tüpünden  rahim boşluğuna doğru yol alır. (tüpte döllenmeden 3 ila 7 gün sonra). Blastokist, büyümeye ve gelişmeye devam ederken rahim boşluğunda yer alır. Döllenmeden yaklaşık bir hafta sonra rahim boşluğuna yerleşir (implantasyon) ve hücreler rahmin yüzeyine yerleşmeye başlar.

Sizde Oluşan Değişimler

Bazı kadınlar yumurtlama dönemlerini söyleyebilirler. Bu dönemde hafif kramp veya ağrı hissedebilir ya da artan vajinal akıntıları olabilir. Bazen döllenmiş yumurtanın rahim boşluğuna  implantasyonu sırasında  bir kadın hafif bir kanama fark edebilir. Bir çok değişimi fark etmek için henüz çok erkendir. Göğüsleriniz henüz büyümeye başlamamıştır ve siz ”göstermeye” başlamıyorsunuz. Buna daha zaman var! ( Hamilelik belirtileri için 1. ve 2. Hafta makalemize bakınız)

Davranışlarınız Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Etkiler?

Egzersiz,  birçok kadın için yaşamın önemli bir parçasıdır. Sağlık hakkında daha fazla bilgi edindikçe düzenli egzersizin daha fazla avantajları açığa çıkmaktadır. Düzenli egzersiz bazı tıbbi problemlerin ortaya çıkma riskini azaltır; kardiyovasküler hastalıklar, osteoporoz (kemik erimesi), depresyon, adet öncesi gerginlik sendromu (PMS) ve obezite (şişmanlık) bunlara dahildir.

Döllenmeden 3 gün sonra dokuz hücreli embriyo. Embriyo birçok blastomerden oluşmuştur, birlikte bir blastokist oluştururlar.

Hamilelikten önce, hamilelik döneminde ve hamilelikten sonra seçebileceğiniz birçok egzersiz türü vardır. Her bir egzersiz, formda kalmak isteyen kadınlar arasında çok yaygındır. Kas geliştirme egzersizleri de bedeni kuvvetlendirmek ve gücü artırmak için yaygın olarak başvurulan bir yoldur. Hamile kadınlar için uygun egzersiz seçimleri, hızlı yürüme, sabit bisiklet, yüzme ve hamile kadınlar için özel olarak hazırlanan aerobik egzersizleri kapsar.

Hamilelik Döneminde Egzersiz Yapmalı mısınız?

Hamile bir kadın olarak büyük bir olasılıkla egzersizin riskleri konusunda endişelisiniz. Hamileyken egzersiz yapabilir misiniz? ya da yapmalı mısınız? Hamile kadınların kardiyovasküler sağlığı önemlidir. Fiziksel açıdan zinde olan kadınlar doğum gibi zor bir işin üstesinden daha kolay gelebilmektedirler. Bununla birlikte, hamilelik döneminde egzersiz yapmak bazı riskler taşımıyor değildir. Gelişen bebek için riskler aşağıdakileri içerir;

  • Artan vücut ısısı
  • Rahme giden kan akımının azalması
  • Annenin karın bölgesinin zarar görme olasılığı

Eğer uygun bir şekilde yaparsanız hamilelik sırasında egzersiz yapabilirsiniz. Vücut ısınızı 39’C’nin üzerine çıkmasından sakının. Aerobik egzersiz vücut ısınızı bundan daha yukarı çıkarabilir, o yüzden dikkatli olun. Vücut ısısındaki bir artış vücudun susuz kalmasına neden olabilir. Çok uzun süreli aerobik egzersizden kaçının, özellikle de sıcak havalarda. Aerobik egzersiz yaparken, kan akımı, rahim, karaciğer veya böbrek gibi diğer organlardan egzersiz yapan kasa veya cilde doğru yönelebilir. Muhtemel problemleri daha düşük bir iş yükü tavsiye edilir. Şu  an yeni rekorlar kırmaya çalışmak veya yaklaşan maraton koşusuna hazırlanmak için uygun bir zaman değildir! Hamilelik sırasında kalp atışlarınızı dakikada 140 kalp atışının altında tutun.

   Herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce, doktorunuza herhangi bir tıbbi problem veya hamilelik problemleri konusunda danışın.

  • Hamile kalmadan önce belirlediğiniz bir egzersiz programına başlayın.
  • Yavaş yavaş egzersiz yapmaya başlayın. Arada 5 dakikalık dinlenme ve 15 dakikalık antrenman süresiyle başlayın.
  • Her 15 dakikada bir kalp hızını kontrol edin. Bir dakikada 140 atışı geçmesine izin vermeyin. Nabzınızı ölçmenin kolay bir yolu, boynunuzdaki veya bileğinizdeki nabzınızı 15 saniye süreyle hissederek kalp atışlarını saymaktır. Bu sayıyı 4 ile çarpın. Eğer nabzınız dakikada 140’ın üzerindeyse nabzınız 90’a düşene kadar dinlenen.
  • Isınma ve soğuma hareketlerine yeterince zaman ayırın.
  • Egzersiz yaparken rahat kıyafetler giyin.
  • Aşırı derecede ısınmaktan kaçının.9

Babaya Tavsiye ( Özel olmayan yani herhangi bir günde eve çiçek getirin)

  • Düzenli bir şekilde egzersiz yapın.
  • Riskli sporlardan kaçının, at binme veya su kayağı gibi.
  • Günlük kalori miktarını artırın.
  • Hamileyken kalkarken ve yatarken dikkatli olun.
  • Hamileliğin 4. ayından sonra (16 hafta) egzersiz yaparken sırtüstü yatmayın. Bu, rahme ve plasentaya giden kan akımını azaltabilir.
  • Egzersizi bitirdiğinizde 15 ila 20 dakika için sol tarafınıza dönüp yatın.

Olası Problemler

Egzersiz yaparken kanamanız veya vajinadan sıvı kaybınız olursa, nefes darlığı, baş dönmesi, cii karın ağrısı veya herhangi başka bir ağrı veya rahatsızlık yaşarsanız egzersizi bırakın ve doktorunuza danışın. Eğer düzensiz nabız, yüksek kan basıncı, diyabet, tiroit hastalığı, anemi veya herhangi bir kronik tıbbi sorununuz varsa doktorunuza başvurun ve sadece onun gözetimi altında egzersiz yapın.

3. Hafta için Tavsiye

Hamilelik sırasında egzersiz programına başlamadan önce doktorunla konuşun. Zaten düzenli egzersiz yapıyorsanız, hamilelik önceki dönemde yaptığınız egzersizi % 80 oranında azaltın.

Üç veya daha fazla sayıda düşük yaptıysanız, rahim ağzı yetmezliği tanısı konduysa bebekte rahim içi gelişim geriliği varsa, erken doğum yaptıysanız veya hamilelik döneminde herhangi bir anormal kanama durumu yaşadıysanız doktorunuzla egzersiz konusunda görüşün.

Davranışlarınız Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Etkiler

Aspirin Kullanımı

Hamilelik döneminde alınan hemen hemen her ilaç bebeğiniz üzerinde bazı etkiler yapabilir. Aspirin kullanımı hakkında uyarılar olmasının nedeni Aspirin kullanımının kanamayı artıra bilmesidir. Trombosit belirtilerinde değişimlere neden olur; trombositler kanın pıhtılaşması için önem taşır. Eğer hamileyken kanamanız varsa veya hamileliğinizin sonuna yaklaştıysanız ve doğuma az bir zaman kaldıysa bu konuyu bilmek özellikle önemlidir. Hamilelik döneminde az miktarda Aspirin kabul edilebilir. Not: Doktorunuzla görüşmeden önce hiçbir şekilde Aspirin kullanmayın!

Aspirin içerip içermediğini görmek için aldığınız her ilacın etiketini okuyun. Doktorunuzla bu konuyu görüşmediğiniz sürece Aspirin kullanmaktan veya Aspirin içeren herhangi bir ürünü kullanmaktan kaçının.

Bir ağrı kesiciyi veya ate düşürücüye ihtiyacınız varsa ve doktorunuza danışmak için ulaşamıyorsanız, Asetaminofen, (Parasetamol) kendiniz ve bebeğinizde komplikasyon ve sorun oluşturma riski az olan ve kısa bir süre kullanabileceğiniz reçetesiz satılan bir ilaçtır.

Beslenme Düzenimiz

Folat, folasin veya B9 vitamini olarak da isimlendirilen folik asit hamilelik döneminde sizin için önemlidir. Araştırmalar, hamilelikte folik asit almanın nöraltüp kusurlarını önlemeye veya azaltmaya yardım ettiğini göstermektedir. Bu kusurlarını önlemeye veya azaltmaya yardım ettiğini göstermektedir. Bu kusurlardan bazıları spina bifida (omuriliği ve sinirleri açıkta bırakarak omurganın alt kısmı açık kalır); anensefali,(beynin ve omuriliğin ”doğuştan’ olması); ensefalosel, (beynin kafa tasında bir boşluğa doğru çıkıntı oluşturması) şeklindedir. Folik asit yetersizliği anne adayında anemi ile sonuçlanabilir. ( Anemi Nedir – Türleri Nelerdir? ) (Anemi Nedenleri Nelerdir?) Çoğu ceninlerde veya anne Crohn hastalığı* (Kronik bağırsak iltihabı) veya alkolizm den mustaripse folik asit takviyesi gerekebilir.

Doğum öncesi vitaminler 0.8 mg ile 1 mg folik asit içerir. Bu genellikle normaldir. Araştırmacılar, anne adayının hamilelik öncesi ve hamileliğin ilk 13 haftasında güne 0.4 mg folik asit aldığı taktirde spina bifidanın büyük oranda engelleneceğine inanmaktadır. Bu tüm hamile kadınlar için tavsiye edilir. Hamile bir kadının vücudu folik asidin normal miktarının dört veya beş katını dışarı atar. Folik asit vücutta çok uzun süre depolanmadığı için her gün yeniden alınmalıdır.

*Crohn Hastalığı; Genellikle genç erişkinlerde görülen kronik,bir bağırsak hastalığı.

Bir kase süt ile birlikte zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıl yemek ve bir bardak portakal suyu içmek bir günlük folik asit ihtiyacınızın yaklaşık yarısını sağlar. Folik asit, doğal olarak diğer birçok gıdada bulunur, meyveler, baklagiller, bira mayası, soya fasulyesi, tam tahıl ürünleri ve koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi. İyi dengelenmiş bir diyet folik asit alımı hedefinize ulaşmanıza yardım eder.

Hamilelik Döneminde Kanama

Hamilelik sırasında kanama olması endişeye neden olur. İlk trimesterda kanama olması bebeğinizin sağlığı ve düşük yapma olasılığı konusunda endişelenmenize neden olabilir. (Düşük konusunu 8. Hafta  bölümünde ele alıyoruz) Hamilelik döneminde kanama olması anormal bir durum değildir. Bazı araştırmacılar, 5 kadından 1’inde ilk trimesterda kanama olduğunu tahmin etmektedirler. Bu durum olası sorunlar konusunda endişelenmenize neden olsa da her kanaması olan kadın düşük yapmaz. Bu durum rahim yüzeyinde blastokist çukurunda oluşur. Bu dönemde, hamile olduğunuzdan henüz  haberiniz, yoktur çünkü daha bir adet döneminiz bile gecikmemiştir. Eğer böyle bir durum olursa siz sadece adet döneminizin başladığını düşebilirsiniz. Rahminiz genişlerken plasenta şekillenir damarlı bağlantılar oluşur. Kanama bu zamanda ortaya çıkabilir. Yorucu egzersiz veya cinsel ilişkide de kanamaya neden olabilir. Böyle bir durumda egzersiz yapmayı bırakın ve size ne yapmanız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunacak olan doktorunuzla görüşün.

Hamileliğin Faydaları

  • Alerji ve astım hastaları, hamilelik döneminde kendilerini daha iyi hissedebilirler çünkü hamilelikte üretilen doğal streoitler bu hastalıkların semptomlarının azalmasına yardımcı olur.
  • Hamilelik göğüs kanseri ve yumurtalık kanserine karşı koruma sağlar. Bir kadın çocuk doğurmaya başladığında ne kadar gençse ve ne kadar çok hamilelik yaşarsa o kadar çok fayda görür.
  • Migren ağrıları genellikle hamileliğin ikinci ve üçüncü trimester döneminde ortadan kalkar.
  • Adet dönemi sancıları hamilelik döneminde geçmişte kalmış bir durumdur artık. Ek bir faydası bebeğiniz doğduktan sonra geri dönmeye bilirler!
  • Endometriozis (endometriyal dokunun yumurtalıklarla ve rahmin dışındaki diğer yerlere ”taşması”) bazı kadınlarda adet döneminde pelvik ağrıya, ağır kanamaya ve diğer problemlere neden olur. Hamilelik endometrioz gelişimini durdurabilir.

Eğer kanama doktorunuzu endişelendirirse bir ultrason incelemesi yapılabilir. Bazen ultrason, kanama için bir neden gösterebilir, ancak hamileliğin bu erken döneminde görülebilir bir neden olmayabilir. Doktorların çoğu kanama durumunda dinlenme, aktiviteleri uzatma ve cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye eder. Cerrahi veya ilaç tedavisi faydalı değildir ve bir fark yaratmaları olası değildir. Herhangi bir kanamanız olursa doktorunuzu arayın. O size ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.

Bir önceki yazımız olan Hamileliğin 1 ve 2. Haftası başlıklı makalemizde 1 haftalık gebelik belirtileri, 1 haftalık hamilelik nasıl anlaşılır ve 2 haftalık gebelikte annedeki değişiklikler hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİRDE BUNLARA BAKIN